speaking of - Türkçe İngilizce Sözlük

speaking of

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"speaking of" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
speaking of ed. bahsederken
Speaking of foreign languages, can you speak French?
Yabancı dillerden bahsederken, Fransızca konuşabilir misin?

More Sentences
İfadeler
speaking of expr. lafı açılmışken
Speaking of which, check out Miley Cyrus over there.
Lafı açılmışken, şuradaki Miley Cyrus'a bak.

More Sentences
Genel
speaking of ed. demişken
speaking of ed. tam sözederken
İfadeler
speaking of expr. bundan hazır söz etmişken
speaking of expr. demişken
speaking of expr. gelince
speaking of expr. hazır bahsetmişken
speaking of expr. konusu açılmışken
speaking of expr. lafı gelmişken
speaking of expr. sözü gelmişken
speaking of expr. söz bundan açılmışken
speaking of expr. -e gelince
speaking of expr. -den bahsetmişken
Konuşma
speaking of expr. konu açılmışken

"speaking of" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
way of speaking i. söyleyiş
time of speaking i. konuşma zamanı
time of speaking i. konuşma anı
manner of speaking i. konuşma biçimi
manner of speaking i. konuşma üslubu
style of speaking i. konuşma üslubu
style of speaking i. konuşma biçimi
to never stop speaking highly of something/someone f. anlata anlata bitirememek
can't help speaking highly of something/someone all the time f. anlata anlata bitirememek
in a manner of speaking zf. bir anlamda
in a manner of speaking zf. bir manada
in a manner of speaking zf. sözün gelişi
in a manner of speaking zf. sözgelişi
speaking of which zf. tesadüfen
speaking of which zf. bu arada
İfadeler
in a manner of speaking expr. yerinde söylemek gerekirse
in a manner of speaking expr. tabiri caizse
speaking of which expr. yeri gelmişken
Konuşma Dili
speaking of this expr. bundan söz etmişken
in a manner of speaking expr. deyim yerindeyse
in a manner of speaking expr. öyle de denebilir
speaking of which expr. hazır lafı açılmışken
speaking of (something) expr. (bir şeyle) ilgili olarak
speaking of (something) expr. (bir şeyden) konu açılmışken
speaking of (something) expr. (bir şeyden) bahsetmişken
speaking of (something) expr. (bir şey) demişken
speaking of (something) expr. (bir şey) konusunda
Deyim
be speaking out of both sides of (one's) mouth f. ikili oynamak
be speaking out of both sides of (one's) mouth f. iki tarafı da idare etmek
be speaking out of both sides of (one's) mouth f. iki tarafı birden idare etmek
Konuşma
we were speaking of you expr. sizden bahsediyorduk
speaking of which expr. laf arasında
speaking of which expr. aklıma gelmişken
Siyasal
the cooperation council of turkish speaking states i. türk dili konuşan ülkeler işbirliği konseyi
cooperation council of turkic speaking states-turkic council i. türk devletleri teşkilatı
Kurum/Kuruluş
parliamentary assembly of turkic speaking countries i. türk dili konuşan ülkeler parlamenter asamblesi (turkpa)
the parliamentary assembly of turkish-speaking countries i. türk dili konuşan ülkeler parlamenter asamblesi
Dilbilim
ethnography of speaking i. konuşma kullanım bilgisi